Sitene Ekle COCUKLA ILGILI HERSEY - KALP SEVMEKTEN YORULMAZ - Blogcu



Diş fırçalama savaşı

31/3/2008 · Kategori: COCUKLA ILGILI HERSEY

Çocuğunuzun dişleri çıktıktan sonra, yani 1.5 yaşından itibaren dişlerinin temizliğine dikkat etmeniz gerekir. Erken yaşta başlanacak ağız ve diş bakımı ile ileri yaşlarda oluşabilecek çürükleri ve diğer problemleri önleyebilirsiniz. Ayrıca çocuğunuz herşeye hayır demeye başlamadan bu alışkanlığı edinirse işiniz kolay olur. Yutma ihtimaline karşılık iki – üç yaşına kadar diş macunu kullanmadan sadece suyla fırçalama yapılmalıdır.

Çocuğunuz diş fırçalamayı sevmiyorsa şu yolları deneyerek ona fırçalamayı sevdirebilirsiniz:

İyi örnek olun.
Diş fırçalamayı ailenin birlikte yaptığı bir aktivite haline getirin. Dişlerinizi fırçalarken çocuğunuzun sizi seyretmesine izin verin ve günün en eğlenceli işini yapıyormuş gibi davranın. Birlikte fırçalayalım deyin.

Kendi fırçasını seçmesine izin verin.
Sevdiği bir fırça olursa daha hevesli olabilir. Çizgi film kahramanları ile süslenmiş veya kendi istediği renkte bir fırçası olsun.

Oyuncaklarının dişlerini fırçalatın.
Fırçalama denemeleri yapmak çocuğunuza hem eğlenceli gelir hem de daha iyi öğrenir. Tabii ki su ve macun kullanmadan oyuncak hayvanlarının dişlerini fırçalamasını söyleyin. “Onların da fırçası var, bak senin de” diyerek herkesin dişlerini fırçalaması gerektiğini anlatmış olursunuz.

Takdir edin.
Dişlerini her fırçalayışında onu övün, ne kadar güzel yaptığını söyleyin. Bu davranışınız yaptığı işin doğru olduğuna inandırır ve devam etmesini sağlar.

Büyümekten bahsedin.
Çocukların çoğu büyümek ve büyükler gibi olmak ister. Dişlerini fırçaladığında “Benim oğlum ne kadar büyümüş dişlerini fırçalıyor” deyin.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Çocuklarda Görülen Sinir Krizleri

31/3/2008 · Kategori: COCUKLA ILGILI HERSEY

Çocuğunuz olmadan önce alışveriş merkezinde kendini yerden yere atan bir çocuk gördüğünüzde ne düşünürdünüz? Dürüst olun, "Benim çocuğum olacaktı ki, şöyle bir..." diye içinizden geçirmez miydiniz? Şimdi çocuğunuz var ve çaresiz hisseden sizsiniz. Derin bir nefes alın ve sakin olmaya çalışın.

Çocuklarda görülen huysuzluk nöbetleri 1-3 yaşları arasında oldukça sık yaşanan bir durumdur. Doğru davranıldığı zaman, çocuk 4-5 yaşına geldiğinde bu krizlerden kurtulmuş olursunuz.

Sinir nöbetlerini önlemek, seyrekleştirmek ve daha kolay atlatmak için şu yöntemleri deneyebilirsiniz:

Özellikle onunla dışarı çıkacağınız zamanlarda çocuğunuzun çok yorgun, uykusuz ve aç olmamasına dikkat edin. Aksilenmeye başladığını hissettiğinizde yatağına yatırın, bir süre uyumasını sağlayın. Uyumasa bile yatakta kitap okuyun, masal anlatın ve başını okşayarak sakinleştirmeye çalışın.

Kurallarınızda tutarlı olun. Yeri göğü inlettiği bir zaman isteğini yaparsanız bunu asla unutmayacak ve yeniden kullanacaktır. İstediğini elde edemezse, ağlayıp bağırmanın faydasız olduğunu er geç anlar.

Kurallara uyma konusunda eşlerin ve bebeğe bakan herkesin aynı tutarlılıkta olmasının MUTLAKA gerekli olduğunu hatırlatalım.

Çocuğunuzda bir şey istediğinizde önce yumuşak bir tarzda isteyin. "Çabuk buraya gel, şunları topla!" dan önce "Oyuncakları toplamak için bana yardım eder misin?" cümlesini deneyin. Bu tarz konuşmayı alışkanlık haline getirmeye çalışın.

Rüşvet vermeyin. Zamanında yattığı veya markette uslu durduğu için ona oyuncak almayın. Yapması gereken herşey için ödül beklemeye başlar. Kurallara uymayı öğrenmesi gerekir. Sinir krizinin ardından mutlaka ona sarılıp ne kadar sevildiğini gösterin.

Nöbetin sebebi anlamaya çalışın. Çocuğunuz kendine zarar vermediği sürece bir süre ilgisizmiş gibi davranın ama sakın gözünüzü üstünden ayırmayın. Onu bırakıp gittiğinizi düşünmesin, böyle bir tavır daha büyük sorunlara neden olur.

Onu susturmak için sakın bağırmayın. Böyle yaparsanız onu daha çok üzersiniz. Çocuk birdenbire sakinleşemeyebilir. Biraz yalnız kalarak onu sakinleştirmeye çalışın, çok hızlı nefes almaya başladıysa, bağırmaktan ağlamaktan katıldıysa su içirin.

Çocuklar bazan dikkat çekmek istedikleri için bu tip nöbetlere girerler. Zamanınızın ne kadarını onunla geçirdiğinizi düşünün. Siz TV seyrederken, ev işi yaparken veya telefonda konuşurken size söylemek isteyip de araya giremediği durumlar karşısında yaygarayı kopartmış olabilir. Sakinleştikten sonra ona zaman ayırıp dinleyin.

Dışarıda kalabalık bir ortamdaysanız, mümkünse çocuğunuzla birlikte uzaklaşın. Arabaya ya da tuvalete götürüp sakinleşene kadar bekleyin.

Çocuk bu krizler sırasında nefesini tutuyorsa, baygınlık geçirir gibi oluyorsa, kusuyorsa, kendine veya başkalarına zarar veriyorsa ve eşyaları kırıp döküyorsa bir uzmanla görüşmekte yarar var.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

RESİMLİ HADİSLER

22/1/2008 · Kategori: COCUKLA ILGILI HERSEY

 

 

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Fazla baskı çocuğu pısırıklaştırır !!

31/12/2007 · Kategori: COCUKLA ILGILI HERSEY

Gevşek tutum nasıl zararlıysa aşırı baskıcı tutum da bir o kadar olumsuz sonuçlar doğurur. Çocuklarına karşı baskıcı ve otoriter tutum sergileyen anne-babalar bir şekilde çocuğun kişiliğini hiçe saymış olurlar. Bu tarz davranış modelinde anne-baba, çocuğu kendi dünyalarında yaşattıkları ideal kalıplara sokma niyetinde bulunduğundan davranışlarını sıkı bir kontrol altına alırlar. Onun her türlü davranışına müdahale edilir, sık sık eleştirilir, kendi duygu ve düşüncelerine değer verilmez. Ne de olsa anne ve baba her şeyin en iyisine onun adına karar vermişlerdir. Böyle yaklaşım karşısında çocuk ilk etapta dirense de zamanla boyun eğme eğilimindedir. Duygularına ve isteklerine önem verilmediğini görünce, bunları içinde tutup duygu ve düşüncelerini bastırabilir.

***


ELEŞTİRMEK YERİNE BİLGİ VERİN

Anne ve babanın çocuğu sürekli eleştiriyor olması onu çekingen yapar. Çocuk, attığı her adımda yanlış yapma korkusuna bürünür. Hassas, kırılgan, hastalıklı kişilik yapısına yatkın hale gelir. Aşağılık duygusu üst seviyede, kendine güveni az, pasif, zorluklar karşısında teslimiyetçi ve kendini ifade etmede zorlanan bir yapıya sahip olabilir.

Çocuk, odasının ışığını açık unuttuğunda, “Sana kaç defa söyledim, ışığı açık bırakma diye” şeklinde azarlamaktansa, “Ayşe, odanın ışığı açık kalmış” şeklinde bilgi verebilir, her türlü olumlu ve güzel uyarılara rağmen kapatmayı unutuyorsa odasının çıkışına, “Lütfen ışığı kapatmayı unutma!” gibi bir not yapıştırabilirsiniz. Ayrıca ‘sen’ dili yerine ‘ben’ dilini kullanarak, “Işığın açık kalması beni çok üzüyor” gibi ifadelerle davranışının sizdeki yansımasını dile getirebilirsiniz. Çocuğu olumlu yönlendirmelerle eğitmenin yollarını aramalısınız.

Çocuğunuza davranış modelinizde baskı ve otorite hakimse onun başkaları tarafından kolayca kandırılabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Zira, anne-babası tarafından sürekli cezalandırılan, suçlanan ve her davranışına müdahale edilen çocuklar, kendisine ait kişilik özelliği geliştiremiyor. Zamanla kim, nereye çekse o yana yöneliyor. Saldırgan ebeveyn tutumu karşısında çocuk korkutulmuş, sindirilmiş ya da isyankâr bir kişilik modeline bürünebiliyor.

Küçük notlar

* Anne ile baba öyle bir duruşa sahip olmalı ki çocuk, her an onları yanında hissetsin, hem de ebeveynini hiç görmeyerek kendini özgür hissedebilsin.

* Çocukların korkak olmaması için, onlara sihirden, büyüden, peri masallarından, Kaf Dağı’nın ardındaki devden, kötü kalpli cadıdan bahsetmeyelim.

* Çocuğumuzun inatçılık yapmamasını istiyorsak onun her isteğini yerine getirmeyelim. Zamanla her isteğini almaya alışabilir ve istekleri yerine gelmediğinde inatlaşabilir. Yalnızca haklı isteklerini reddetmeyelim.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

HANGİ YAŞTA NE SORUMLULUK ALMALI

31/12/2007 · Kategori: COCUKLA ILGILI HERSEY

Çocuğunuzdan hiçbir zaman sizin kadar sorumlu olmasını beklemeyin! Aşağıda yaş gruplarına göre örneklerle hangi sorumlulukları alacağı anlatılmış.Hiç bir zaman yaşından daha fazla sorumluluk yüklemeyin.

İki ve Üç Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar

 

·                                 Oyuncakları toplamak ve onları yerlerine koymak,

·                                 Kitap ve dergileri gerekli yerlere koymak,

·                                 Peçete, tabak ve çatal kaşıkları sofraya koymak (ama istenen biçimde olmayabilir),

·                                 Bir şeyler yedikten sonra kendi kirli tabaklarını kaldırmak,

·                                 Kendisiyle ilgili bazı durumlarla ilgili seçme imkanının sunulması sonucunda karar verme yeteneğinin gelişmesi,

·                                 Sofranın toplanmasına yardımcı olmak,

·                                 Yardımla giyinmek ve soyunmak.

Dört Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar

 

·                                 Sofrayı kurmak,

·                                 Oyun oynadıktan sonra oyuncaklarını veya kendine ait eşyaları yerlerine kaldırmak,

·                                 Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına söylemek,

·                                 Toz alma gibi basit ev işlerinde yardımcı olmak,

·                                 Bulaşık makinesinin doldurulmasına yardım etmek,

·                                 Alışveriş dönüşü malzemelerin yerleştirilmesine yardımcı olmak,

·                                 Alışveriş sırasında malzemelerin raflardan alınmasına yardımcı olmak,

·                                 Basit bazı yiyeceklerin hazırlanmasına yardım etmek.

Beş Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar

 

·                                 Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlamak,

·                                 Yatakları düzeltmek ve odasını temizlemek,

·                                 Basit bir kahvaltıyı hazırlamak,

·                                 Yedikten sonra kirlilerini kendi başına kaldırmak,

·                                 Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçmek ve kendi başına giyinmek,

·                                 Kirli giyeceklerini sepete atmak,

·                                 Telefona gerektiği şekilde cevap vermek,

·                                 Ayakkabılarını bağlamayı öğrenmek,

·                                 Kendi kendine hazırlanmak (saçını tarama).

Altı Yaş Çocuklarının Alabilecekleri Sorumluluklar

 

·                                 Havaya, özel olay ve günlere göre giyeceklerini seçmek,

·                                 Çiçekleri sulamak,

·                                 Basit yiyecekleri (tost, yumurta, sosis vb.) bir büyüğün desteği ile pişirmek,

SORUMLULUK KAZANDIRMADA ANNE BABAYA DÜŞEN GÖREVLER

 

·                                 Çocuğunuz sizinle işbirliği yapsa da yapmasa da koşulsuz sevgi ve onay gösterin. Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın.

·                                 Çocuğunuzun size bağımlı olduğunu düşünüyorsanız koruyucu tutumunuzu değiştirin.

·                                 Sürekli sorumsuz davranan çocuklar anne babaları tarafından sorumlu davranmalarına izin verilmeyen çocuklardır.

·                                 Çocuğunuzun kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına ve iyi gitmeyen davranışlarını değiştirmesine fırsat verin.

·                                 Çocuğunuzun yaşına uygun sorumluluklar listesi hazırlayın. Sorumluluğunu üstlenmek istediği işleri bu listeden seçmesine fırsat verin ve onun doğru kararlar verebileceğine olan güveninizi koruyun. Bu listeden seçim yapması konusunda onu zorlarsanız ya da yapacağı işleri siz seçerseniz sorumluluk duygusunu geliştirmeniz zorlaşır.

·                                 Ev ile ilgili sorumlulukları çocuklarınız arasında paylaştırırken adil olun. Bunun en iyi yolu işlerin sırayla yapılmasıdır.

·                                 Çocuğun kırıp dökmesinin ve yaşadığı olumsuz deneyimlerin öğrenmenin gerekli şartı olduğunu unutmayın

·                                 Çocuğunuzun yaptığı yanlış seçimlerin (hayatını tehlikeye atmadıkça) sonuçlarını yaşamasına izin verin ki onlardan bazı dersler çıkarabilsin.

·                                 Çocuğunuza yardım edeyim derken, onun sorumluluğunun gelişmesini engelleyebileceğinizi unutmayın. Eğer işin nasıl yapılabileceğini bilmiyorsa ona işin nasıl yapılacağını gösterin.

·                                 Çocuğunuza uygun model oluşturun. Çünkü sorumluluk kazandırmak istediğiniz halde sizin sorumluluklarınızı yerine getirmemeniz onu olumsuz etkileyecektir. İşe yaramayan davranış, inanç ve tutumlarınızı değiştirmeye istekli olun

·                                 Çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmediği zaman ne gibi ceza veya yaptırımlarla karşılaşabileceğini söylemek yerine işini bitirdiğinde onu manevi yönden destekleyerek (aferin, çok güzel oldu, teşekkür ederim gibi) güven duygusunun ve sorumluluk bilincinin gelişmesini sağlayın.

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

3-4 Yaş

31/12/2007 · Kategori: COCUKLA ILGILI HERSEY


Beslenme:
Bu yaştaki çocuğun iyi beslenme alışkanlıkları kazanmasında ailece yenen yemekler önemlidir, bu alışkanlıklar ömür boyu devam edecektir.

Onun yemesini istediğiniz gıdaları siz de yiyerek çocuğa iyi örnek oluşturmalısınız.


Ona yemek hazırlamada, sofra kurmada ufak görevler verebilirsiniz.

İştah konusunu problem haline getirmeyin, acıkınca yiyeceğine inanın.

Sevdiği ve sevmediği gıdalar olabilir ve bunlar sık sık değişebilir.

Bir gıdayı reddederse ısrar etmeyin, bir süre sonra farklı bir şekilde tekrar deneyin.

Yemeğini yemeyince aç kalmasın diye abur cubur vermeyin.

Gıdayı ödül veya ceza olarak kullanmayın.

Tuvalet eğitimi:
3 yaş çocukları halen gece ve gündüz bez kullanıyor olabilirler. 4 yaşta ise, bazıları halen gece beze gerek duyarlar. Bunun için onu suçlamayın veya utandırmayın, her çocuğun bezden kurtulma yaşı farklıdır. Her olumlu gelişmede memnuniyetinizi belirtmeyi unutmayın.

Güvenlik:

Oyun parkında gözetim altında tutun.

Araba yolculuklarında uygun şekilde bağlandığından ve kapıların kilitli olduğundan emin olun.

Evde silah bulundurmayın.

Ateş ve kibritle oynamamayı öğretin, kibritleri ulaşamayacağı yerde tutun.

İlaçları ulaşamayacağı bir yerde ve kilit altında tutun.

Banyoda ve sudayken asla yalnız bırakmayın.

Gelişim:

Bu yaşlarda çocuk iyi yürür ve koşar.

Tek ayak üstünde denge kurabilir.

Üç tekerlekli bisiklete binebilir.

Kapıları açabilir.

Daire çizebilir.

Kare ve üçgeni tanır.

8-9 küpten kule yapabilir.

Renkleri tanımaya başlar.

Kalem ve makas kullanmaya başlar.

Aç, yorgun, üşümüş gibi kelimelerin anlamını bilir.

Çoğu kelimeyi anlaşılır şekilde söyler.

Adını, yaşını, cinsiyetini bilir.

Vücudunu merak eder.

Başka çocuklarla oynar, ancak paylaşmayı başaramayabilir.

Anaokuluna veya oyun grubuna katılabilir.

Gelişimi Nasıl Destekleyebilirsiniz?
Kum, su, toprakla oynamasına izin verin.

Parmak boyası yaptırın.

Oyun hamuru ile oynatın.

Masayı kurmaya yardım ettirin.

Cisimlerin adlarını, renklerini söyleyin.

Parçaları bir araya getirip bir şeyler yapacağı oyuncaklar ( lego, küpler gibi) alın.

Sorularını cevaplandırın.

Yeni kelimeler öğrenmesine yardım edin.

Öyküler, masallar okuyun.

Televizyon izlemeyi kısıtlayın.

Başka çocuklarla bir araya getirin.

Değişik ortamlarda bulunmasını, yeni arkadaşlarla tanışmasını sağlayın.

Disiplin:
Kurallar ve yasaklar konusunda tutarlı olun.

Ondan ne istediğinizi açıkça anlatın ve iyi davranışlarını övün.

İstenmeyen davranışların neden istenmediğini anlatıp açıklayın

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Anne ve baba tutumları

31/12/2007 · Kategori: COCUKLA ILGILI HERSEY

Çocuğa sergilenen anne baba tutumları aşağıdaki başlıklar altında incelenebilir. 1. Aşırı Otoriter ve Reddedici Aile Tutumu:

  • Çocuğun bedensel ve ruhsal gereksinmelerini karşılamayacak kadar olumsuz duygular beslenilir. Çocuğa şefkat, sevgi, sıcaklık verilmez, her yaptığı eleştirilir.
  • Çocuğun iyi yönleri değil olumsuz yönleri ortaya çıkarılır.
  • Otoriter ve reddedici aile tutumunda evde söz hakkı, özgürlük ve otorite anne babanındır. Çocuğun yaptığı her şey göze batar ve çocuk sürekli ceza alır. Yaptıkları olumlu olsa da, ceza almak korkusu ile bunları söyleyemez.

Aşırı Otoriter ve Reddedici Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:

  • Bu çocuklar kötü muameleye maruz kalmaktan korktukları için anne ve babaya karşı edilgen, uysal ve erdemli olmaktadır. Fakat içten içe anne babaya karşı düşmanlık duyguları geliştirirler.
  • Kendisi dışındaki insanlarla yeterli iletişimi kuramadıkları için saldırganlığı kendisine yönlendirebilirler.
  • Yeniliklere açık değildirler, yeni şeyler üretmeleri zordur.
  • Sürekli kusurları aranan çocuk streslidir ve stresliyken hata yapma olasılığı artar.
  • Hata yapan kişileri affetmeyi bilmezler, hoşgörülü olamazlar.
  • Kendilerine ve çevrelerindeki kişilere güvenmedikleri için kendilerine iyi davrananlara şüphe ile bakarlar ve toplumdan giderek uzaklaşırlar.
  • Yardım duygusundan uzak, sinirli, inatçı, hırçın, uyumsuz olabilirler. Kurallara uymayan veya otoriteye boyun eğen, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemeyen bir kişilik geliştirebilirler.

2. Aşırı Hoşgörülü Aile Tutumu:

  • Çocuk merkezli bu tür ailelerde çocuğun yaptığı her şey hoş görülür ve çocuk aşırı özgür bırakılır.
  • Çocuğa neyi yapıp neyi yapmaması gerektiği anlatılmaz. Hiçbir zaman kesin kurallar belirtilmez. Çocuk kendisine zarar verebilecek davranışlarda bile etkili denetimden uzaktır, uyarılmaz.
  • Anne babalar sadece çok büyük bir problem olduğunda sert çıkışlarda bulunur, göz dağı verirler. Bazen ceza da verirler ama nedenini açıklamazlar.

Aşırı Hoşgörülü Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :

  • Aşırı hoşgörülü tutum ile yetiştirilen çocuklar bir süre sonra anne babasını denetim altına alır, onları tehdit ederler. Dedikleri olmayınca da tehditlerini uygularlar.
  • Eleştiriye açık olmadıkları için kendilerini geliştiremezler.
  • Kuralsızlığa alışan çocuklar, okuldaki kurallarla karşılaşınca okula ve arkadaş çevresine uyum sağlamakta zorluk çekebilirler.
  • Her istediğini elde ettikleri için belli bir süre sonra doyumsuzluk yaşamaya başlarlar. Doyumsuzlukları, ileride zararlı alışkanlıklar edinmelerine sebep olabilir.
  • Bencil, sorumsuz, kırılgan, her dediğinin anında olmasını isteyen, sabırsız, şımarık, antisosyal olabilirler. Sosyal ortama girdiklerinde ve her dediklerinin olmadığını gördüklerinde hayal kırıklığına uğrar, kendi kabuklarına çekilebilir ya da agresif olabilirler.
  • Her isteklerini yaptırmayı alışkanlık haline getirir ve zamanla kural tanımazlar.

3. Aşırı Koruyucu Aile Tutumu :

  • Çocukların üzerine titrenir. Ağlamasın, üşümesin, terlemesin, hasta olmasın, yorulup incinmesin diye büyük bir çaba gösterilir. Her şey çocuk adına yapılır. Anne babaların çocuklar için geliştirdikleri aşırı kaygı, çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir.
  • Çocuğa evde seçim hakkı verilmez.
  • Kazandırmak istedikleri davranışları duygu sömürüsü ve aşırı şefkat yöntemini kullanarak geliştirirler. Çünkü çocuğu mutlu edememe endişeleri vardır.

Aşırı Koruyucu Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :

  • Kararlar, çocuk adına aile tarafından alındığı için, karar alma ve seçenekleri değerlendirme becerileri gelişemez. Karşılaştığı sorunlarla başa çıkamayacağına inanır ve sürekli hata yapma eğilimi içindedir.
  • Bu çocuklar belli dönemlerde yerine getirmesi ve kazanması gereken davranışlar ve görevleri yapamadıkları için, aşırı bağımlı, ürkek ve çekingen olabilir, beceriksiz ve sakar görünebilirler. Kendilerini topluma kabul ettirmek için zaman zaman isyankar davranışlar sergileyebilirler.

4. Tutarsız Aile Tutumu :

  • Bu ailelerde çocuğun yaptığı bir davranış bazen çok sert bir tepki alabilirken, bazen de çok olumlu karşılanabilmektedir. Tutarsız anne babanın iki çocuğuna karşı farklı tutumu ya da anne babanın kendi eğitim tarzlarındaki farklı tutumları çocukları olumsuz yönde etkileyebilir.

Tutarsız Aile Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :

  • Bir davranışın kimi zaman ödüllendirilmesi kimi zaman da cezalandırılması çocukta cezanın anlamı ve suçun niteliği hakkında kuşkular uyanmasına neden olur. Ne zaman, nerede, ne yapacağını bilemezler.
  • Kendi görüş ve düşüncelerini aktaramazlar.
  • Çocuk kendini kanıtlamak ve dikkatleri üzerine çekmek için, ürkek, yumuşak huylu, söz dinleyen ya da kendi benliğini ve bağımsızlığını göstermek için kavgacı, sinirli bir çocuk olabilir. Zamanla çevrelerindeki insanlara güvenmeyen, her şeyden şüphelenen, kararsız bir kişilik yapısı geliştirebilirler.

5. Mükemmeliyetçi Anne Baba Tutumu :

  • Mükemmeliyetçi tutumda anne baba her şeyin en iyisini çocuğundan bekler. Kendi gerçekleştiremediği yaşantıları çocuğunun gerçekleştirmesini ister ve çocuk olduğu gibi kabul edilmez.
  • Aile, bedensel ve zihinsel yönden beklentileri karşılaması için çocuğu kapasitesinin çok üstünde eğitimlere tabii tutar.
  • Çocuktan aşırı titizlik ve temizlik beklenir.
  • Mükemmeliyetçi ailelerde kurallar ve kalıplar belirlenir ve çocuğun bunlara mutlaka uyması beklenir.
  • Çocuğa bütün çocukça davranışlar yasaklanır. Arkadaş seçimi de aileye aittir.

Mükemmeliyetçi Anne Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri :

  • Mükemmeliyetçi anne baba tutumuyla yetişen çocukların fikirleri genelde çok katıdır. Bir şey veya kimse ya çok olumlu ya da çok olumsuzdur.
  • Çocuk kendi doğal iç güdüleri ve ağır kurallar arasında sıkışıp kalmıştır ve sürekli bir iç çatışma içindedir. Sevgi ve nefret karışımı duyguları aynı anda yaşar.
  • Her işte en iyi ve en üstün olmak ister. Fakat istediği seviyeyi yakalamayınca hayal kırıklığına uğrar ve çalışmayı tamamıyla bırakabilir. Aşağılık duygusu gelişir.

6. Kabul Edici, Güven Verici ve Demokratik Aile Tutumu :

  • Sevgi, saygı, huzur, güven ve şeffaflık olan ailede çocuk tüm yönleriyle kabul edilir.
  • Anne baba davranışları ile çocuğa uygun birer model, çok iyi rehberdir. Çocuğa yol gösterir ama alacağı kararlar konusunda serbest bırakır. Ona bir çok alternatif sunulur ama seçim çocuğa aittir. Problemlere anne baba ile birlikte çözüm arayarak zamanla bu becerisini geliştiren çocuk, seçimlerinin sonuçlarına da kendisi katlanır.
  • Aile içinde kurallar ve sınırlar herkes için ve hep birlikte belirlenir ve bu sınırlar içinde çocuk özgürdür. Kuralların mantıklı açıklaması yapılır.
  • Aile fertlerinin hepsinin eşit söz ve oy hakkı vardır. Aileyi ilgilendiren kararlar birlikte alınır. Her konuda çocuğun düşünce ve fikirleri dinlenir. Fikirleri mantıksız da olsa saygı gösterilir.
  • Anne baba birbirlerine ve çocuklarına karşı olan duygularında net ve açıktır.

Kabul Edici, Güven Verici ve Demokratik Anne Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri

  • Demokratik ve güven verici bir ortamda yetişen çocuk, kendine ve çevresine saygılı, sınırları bilen, yaratıcı, aktif, fikirlere saygı duyan, fikirlerini rahatlıkla söyleyebilen, kişilik ve davranışları açısından dengeli, sorumluluk duyguları gelişmiş, hoşgörülü, işbirliğine hazır, arkadaş canlısı, duygusal ve sosyal açıdan dengeli ve mutlu bir birey olarak yetişir.
  • Anne babanın tutarlı ve kararlı tutumu çocuğun kendisine ve çevresindekilere güven duygusunu geliştirir.
  • Basit de olsa bu yaşlarda karar vermeye ve kendi başına işler yapmaya alışan çocuk, ilerde rahatlıkla kendi adına kararlar alır.
  • Kendi haklarını savunurken başkalarının haklarına da saygı duyar.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::